Duygusal Açlık mı Gerçek Açlık mı? 5 Dakikada Kendinizi Test Edin

Gün içinde bir an geliyor… Aslında biraz önce yemek yemişsiniz ama aklınız hâlâ mutfakta. “Bir şeyler yesem mi?” diye düşünüyorsunuz. İşte tam bu noktada durup kendinize şu soruyu sormak gerekiyor: Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece bir şeyler hissettiğim için mi yemek istiyorum?

Bu ayrımı yapabilmek, kilo kontrolünden çok daha fazlası… Metabolizmanızı, hormon dengenizi ve hatta ruh halinizi doğrudan etkileyen bir farkındalık meselesi.

Gerçek açlık dediğimiz durum aslında oldukça net bir biyolojik sinyaldir. Vücudunuz enerjiye ihtiyaç duyduğunda ortaya çıkar. Yavaş yavaş başlar, sabırlıdır. Midede hafif bir kazınma hissi, enerji düşüklüğü, odaklanma zorluğu gibi belirtilerle kendini gösterir. Ve en önemlisi, gerçek açlık seçici değildir. Önünüze sağlıklı bir yemek geldiğinde “evet, bu bana iyi gelir” dersiniz.

Duygusal açlık ise tamamen farklı bir mekanizmayla çalışır. Bir anda gelir. Daha spesifiktir. Canınız “bir şey” değil, özellikle bir şey ister: çikolata, tatlı, hamur işi… Çoğu zaman bu isteğin arkasında açlık değil; stres, sıkıntı, yalnızlık, ödül ihtiyacı ya da yorgunluk vardır. Yani aslında beden değil, zihin konuşuyordur.

Burada önemli olan nokta şu: Duygusal açlık bir irade zayıflığı değildir. Bu, beynin doğal bir baş etme mekanizmasıdır. Özellikle stresli olduğumuzda vücut kortizol hormonu salgılar. Kortizol arttıkça, hızlı enerji veren yani şekerli ve yağlı gıdalara yönelme eğilimimiz artar. Çünkü beyin bunu bir “kaç ya da savaş” durumu gibi algılar ve hızlı yakıt ister.

Ama modern yaşamda kaçmamız ya da savaşmamız gereken bir tehlike yok. Sadece bir mail, bir tartışma ya da yoğun bir gün var. Ve biz bu stresi fark etmeden yiyecekle bastırmaya çalışıyoruz.

Peki bu ayrımı nasıl yapacağız?

Kendinize küçük bir mola verin. Gerçek açlıkta yemek fikri sizi sakinleştirir. Duygusal açlıkta ise yemek yedikten sonra bile bir boşluk hissi devam eder. Hatta çoğu zaman suçluluk duygusu eşlik eder.

Bir diğer ipucu zamanlama. Gerçek açlık genellikle son öğünden birkaç saat sonra ortaya çıkar. Duygusal açlık ise yemek yedikten hemen sonra bile kendini gösterebilir. Özellikle akşam saatlerinde, günün yorgunluğu çöktüğünde daha sık karşımıza çıkar.

Burada amaç duygusal açlığı tamamen ortadan kaldırmak değil. Onu fark etmek. Çünkü fark ettiğiniz anda kontrol sizde olur.

Kendinize şu soruları sormayı deneyin:
“Şu an gerçekten karnım mı aç, yoksa zihnim mi bir şey istiyor?”
“Şu an yemek yerine bana iyi gelecek başka ne yapabilirim?”

Bazen kısa bir yürüyüş, bazen bir bardak su, bazen de sadece 10 dakika durup nefes almak bile bu döngüyü kırabilir.

Unutmayın, beslenme sadece mideyi doyurmak değildir. Bazen duygularımızı da beslemek isteriz. Ama her duygunun çözümü yemek değildir.

Gerçek açlık vücudun ihtiyacıdır. Duygusal açlık ise çoğu zaman anlaşılmayı bekleyen bir mesajdır. Ve o mesajı doğru okuduğunuzda, sadece yeme davranışınız değil, kendinizle olan ilişkiniz de değişmeye başlar.

KAYNAKLAR

Adam, T. C., & Epel, E. S. (2007). Stress, eating and the reward system. Physiology & Behavior, 91(4), 449–458.

Macht, M. (2008). How emotions affect eating: A five-way model. Appetite, 50(1), 1–11.

Torres, S. J., & Nowson, C. A. (2007). Relationship between stress, eating behavior, and obesity. Nutrition, 23(11–12), 887–894.

Geliebter, A., Aversa, A., & others. (2003). Emotional eating in overweight, normal weight, and underweight individuals. Eating Behaviors, 4(4), 341–347.

van Strien, T., Herman, C. P., & Verheijden, M. W. (2012). Eating style, overeating, and overweight in a representative Dutch sample. Appetite, 59(3), 782–789.

Epel, E., Lapidus, R., McEwen, B., & Brownell, K. (2001). Stress may add bite to appetite in women: A laboratory study of stress-induced cortisol and eating behavior. Psychoneuroendocrinology, 26(1), 37–49.

 

Diğer İçerikler

Top